Film çocukluklarından beri arkadaş olan Alex ve Rosie etrafında geçiyor. Birlikte hayal kurarak büyüyorlar, büyüyorlar ve Rosie'nin küçü
cük bir hatası yüzünden bu hayalleri ayrı gayrı gerçekleştirmek zorunda kalıyorlar.Arkadaşları ne kadar güçlü olsa da Rosie, filmin başından beri Alex'e aşık. Ne yapıyorsa zaten onu kıskandırabilmek için yapıyor kanımca.Rosie hamile kalıyor! Hem de başka birinden.
Bu yüzden Alex başka bir şehirde istediği gibi yaşarken, Rosie ilk önce evlatlık vermek istediği daha sonra ise annelik yapmaya karar verdiği bebeğiyle, büyüdüğü şehirde, düşük maaşlı bir işte çalışmak zorunda kalıyor.
Rosie evleniyor, Alex evleniyor. Düşüyorlar, kalkıyorlar, koşuyorlar ve duruyorlar. Film boyunca insanın içi gidiyor aralarındaki 'arkadaşlık' kavramına,asla ayrılmayışlarına...Yirmi yıllık bir zaman diliminde geçen, gel gitleri olan, biraz ağlatan ama sonunda oldukça sevindiren hayat gibi bir film. Sanki "Her an, her şey olabilir, umudunu kaybetme!" diye bas bas bağırmış.
Ayrıca Sam Claflin ve Lily Collins o kadar minnoş bir çift olmuş ki anlatamam. Yani cast'ı kim yapmışsa ellerine sağlık. Göz bile kırpamamıştım bazı romantik sahnelerde :)
Çok fazla spoi vermemek için yazıyı kısa kesiyorum. Romantik filmleri benim gibi bayıla bayıla izleyenlerin kesin beğeneceği bir film. Altta da fragmanı var;
Bütün gün tembellik yapıp, mükemmel filmler izleyeceğiniz bir pazar geçirmeniz dileğiyle...
-Karamsarpollyana-
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder